Harp Okulu’nda inanılmaz mobbing

Atatürkçü öğrencilerin Harp Okulu'ndan nasıl tasfiye edildiği ve Cemaat’in ordunun altını nasıl oyduğu İddia edildi

24 Mayıs 2015 Pazar 11:45
skeri okullarda Atatürkçü öğrencilerin nasıl tasfiye edildiğini ve Cemaat’in ordunun altını nasıl oyduğunu anlatmaya devam ediyoruz. 
 
Askeri öğrenciler Cemal Öztürk, Mustafa Yılmaz, Muhammed Akbulut, Mert Tunçbilek, Veli Cihan Gökkaya, Hasan Hüseyin Akşit, Bayram Tuğrul Yıldırım, Muharrem Yayla, 2012 yılında TBMM Dilekçe Komisyonu’na sundukları dilekçelerde, askeri okullarda ayrımcılığa uğradıklarını ve haksız olarak ilişiklerinin kesildiğini iddia ederek, konunun araştırılmasını istiyorlar. TBMM zabıtlarından, aynı konuda çok sayıda başvuru olduğu, farklı tarihlerde gelen birçok dilekçedeki olay ve olguların örtüştüğü anlaşılıyor.
 
SÜREKLİ VE SİSTEMLİ MOBBİNG
 
Komisyona iletilen dilekçelerde; intibak eğitimine katılan öğrencilerin “eğitim eksiği olanlar” ve “disiplin eksiği olanlar” gerekçeleriyle ayrılarak “farklı bir eğitim programına” tabi tutularak ayrımcılık yapıldığı belirtiliyor. Bu eğitim sırasında eğitim gerekleriyle bağdaşmayan ve gerek fizyolojik gerek psikolojik işkenceye varan muamelelere tabi tutuldukları ifade ediliyor. Sürekli ve sistemli olarak yapılan bezdiri (mobbing) uygulamaları nedeniyle Harp Okullarından kayıtlarını sildirmeye mecbur bırakıldıkları kaydediliyor.
 
Gene bu dilekçelerde; Askeri liselerden gelen ve Harp Okullarından gördükleri baskı nedeniyle ayrılmak zorunda bırakılan öğrencilerin çokluğuna dikkat çekiliyor.
 
SENİN KALBİN SAPASAĞLAM
 
Harp Okulu ile ilişiği kesilen öğrencilerinin bir kısmını da, sağlık kurullarınca verilecek raporlara dayanarak, sağlık durumları nedeniyle askeri öğrenci olarak öğrenimine devam imkanı kalmayanlar oluşturuyor.
 
Bir öğrencinin Harp Okulu’ndan ilişkisi “sağlık” gerekçesiyle kesiliyor. Ankara GATA, öğrenci için “kalp rahatsızlığı” raporu veriyor. Yasa gereği, TSK ile ilişiği kesilen öğrenci,  mutlaka temel askerlik eğitimine tâbi tutuluyor. Öğrenci askere gitmek için İstanbul GATA’ya gidiyor. Sağlık muayenesinden geçiriliyor. Öğrenci, Ankara GATA’nın kendisine verdiği “kalp rahatsızlığı” raporunu hatırlatıyor. Muayene sonucu öğrencinin kalbinde hiçbir sorun olmadığı anlaşılıyor. Öğrencinin Harp Okulu’ndan tasfiyesi için o raporu kim ve hangi güç tanzim ettirmiştir bilinemiyor. Bilinen, ilişiği kesilen öğrencinin Atatürkçü bir genç olması!
 
TBMM zabıtlarına, beden eğitimi derslerinden muaf olacağı yönünde rapor bulunan bir Askeri lise öğrencisinin beden eğitimi dersinden kaldığı için devre kaybederek okuldan atıldığı bile yansımış.
 
AÇIK ÖĞRETİM PUANIYLA
 
Harp okullarının esas öğrenci kaynağı, askerî liseler. Askeri liselerde eğitim ve öğretimin yüksek düzeyi, buralardan mezun öğrencilerin yabancı dile hakimiyeti diğer liselerle kıyaslanamayacak ölçüde yüksek. Son yıllarda Harp Okullarına sivil liselerden öğrenci alımında olağandışı bir artış gözleniyor. İhtiyaç hâlinde harp okullarına her yıl ilgili kuvvet komutanlıklarınca belirlenen ve Genelkurmay Başkanlığınca onaylanan sivil liselerden bu yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan öğrenciler harp okullarına alınabiliyor. İşte bu durumun Harp Okulu öğrencisinin düzeyini çok düşürmesinden şikayet ediliyor. “Artık Harp Okullarına girebilmek için açık öğretimi kazanma puanı bile yeterli oluyor” deniliyor.
 
Harp Okulu ile ilişiği kesilen öğrencilerin büyük çoğunluğunun Askeri liselerden gelen ve önemli bir kısmının subay, astsubay çocukları olması dikkat çekiyor. Askeri liselerin sıkı disiplini altında okulunu bitiren bu öğrencilerin Harp Okulu’nda, özellikle son 7 yıl içinde neden bu kadar “başarısız” oldukları sorusu yanıtsız kalıyor.
 
 ‘ŞOK MANGASI’
 
TBMM Dilekçe Komisyonu’nun 27 Haziran 2012 tarihli Genel Kurul Karar Cetveli’nde, 26 Ekim 2011 tarihinde Alt Komisyon toplantısına katılan şikâyetçi öğrenci ve velilerin ifadeleri yer alıyor.
 
Öğrenci velisi Cemal Öztürk’ün oğlu İsmail Öztürk’ün 2010 yılında katıldığı Menteş Kampında yaşadıkları, Meclis zabıtlarında şöyle geçiyor:
 
“800 civarı öğrenci içerisinden seçilen 15 kişilik bir şok mangasına alındığını, bu 15 kişilik grubun kamp programına dâhil eğitimlerin akabinde yıldırmaya yönelik keyfi eğitimlere tabi tutulduğunu, çocuğunun vazgeçmeyerek okula devam etmesi üzerine ikinci sınıfa geçerken katıldığı Menteş Kampında da seçilen 6 kişilik şok mangasına alındığını, program dâhilinde olmayan ağır eğitimlerinin devam ettiğini… çocuğunun ikinci sınıfa geçiş not ortalamasının 4.00 üzerinden 3.59, disiplin puanının ise 120 üzerinden 120 olmasına rağmen bu kötü muamelelere maruz kaldığını… bu nedenlerle çocuğunu istemeyerek de olsa meslek sahibi olmasına 3 yıl kala okuldan almak zorunda kaldığını ve ödemek zorunda oldukları tazminatın kaldıramayacakları bir yük olduğunu…”
 
‘BİRİNCİ AMFİ’
 
Müştekilerden öğrenci velisi Mustafa Yılmaz ise oğlu Yasin Yılmaz’ın yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
 
"2011 yılında Maltepe Askeri lisesinden mezun olarak katıldığı Kara Harp Okulunda ismi okunan yaklaşık 50 öğrenci ile birlikte birinci amfiye ayrıldıklarını, diğer öğrencilerden farklı olarak gece geç saatlere kadar ağır eğitimlere tabi tutulduklarını, bu eğitimler esnasında aynı zamanda sürekli hakarete uğradıklarını… komutanlarıyla yaptığı görüşmelerde kendisine olumlu yönde sözler verilmesine rağmen çocuğuna yapılan mobbing uygulamalarının değişmediğini belirtmiştir."
 
Devam edecek... 
 
Hikmet Çiçek
 
Odatv.com
harp okulu mobing yeni iddialar