İRAN NÜKLEER ANLAŞMASI VE ABD'DEKİ YANSIMALARI

İran ile 2006'dan beri sürdürülen nükleer görüşmeler bir anlaşma imzalanmasıyla sona erdi.

15 Temmuz 2015 Çarşamba 10:49
İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif'in CNN International'da yayımlanan mülakatında da belirttiği gibi görüşmeler bir felaketle sonuçlanabilirdi ama tarafların karşılıklı ılımlı yaklaşımı bunu engelledi. Yine Cevat Zarif aynı mülakatta anlaşmanın mükemmel olmadığını ama tarafları tatmin ettiğini belirtti. Benzeri açıklamalar Amerikan tarafından da yapıldı. Bu durumda İran'la yapılan nükleer anlaşma tarafların asgari müştereklerde anlaşması üzerine kurulu. Yine Zarif'in belirttiği ve ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin de onayladığı gibi kazananı ya da kaybedeni olmayan bir anlaşma. 
 
Anlaşmanın uygulanma şeklini ve İran'ın bu yöndeki kararlılığını zaman gösterecek. Ancak ABD'de Cumhuriyetçiler iç politikanın bir gereği olarak anlaşmanın bir felaket olduğu yorumlarını yapmakta gecikmediler. Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler komitesi başkanı Cumhuriyetçi Mac Thornberry yaptığı açıklamada İran'ın anlaşmaya uyulmasının anlaşılması için geçecek sürede Tahran'ın ekonomik olarak güç kazanacağını, Yemen'de Husiler Orta Doğu genelinde Hizbullah gibi örgütlere destek vereceğini Esad'ın desteklenmesi konusunda da önemli bir aşamayı daha lehine olacak şekilde kat ettiğini belirtti. Benzeri yorumlar diğer cumhuriyetçi temlisci ve senatörler tarafından da tekrar edildi. Buna karşın Demokratlar başta başkanlık adaylarından Hillary Clinton olmak üzere bu anlaşmanın önemli bir adım olduğunu dile getirerek bunun bir başlangıç olduğunu belirttiler. 
 
ABD'de Cumhuriyetçilerin geleneksel söylemi bağlamında yapılan açıklamalar kendi seçmenleri ve başta İsrail lobisi olmak üzere şahin kanadın desteğini sağlamaya yönelik olarak değerlendirilmelidir. Buna karşın ABD'nin Irak'ın işgalinden sonra başlayan stratejik yaklaşım değişikliğinde bölgeye yönelik bölgesel müttefiklerin desteğini almadan bir operasyon gerçekleştirmesi bu şartlar altında mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla İran gibi güçlü bir bölgesel ülke için ABD'nin yaptığı ya da yapabileceği en etkin faaliyet onu ekonomik önlemlerle belirli bir çizgiye çekmek olacaktı ve bunu yaptı. Anlaşmanın uygulanması ile ilgili esaslarda da çok önemli bir sapma olmadığı takdirde bu siyasi yaklaşım ABD tarafından devam ettirilecektir.