Türkiye iç çatışma projesiyle karşı karşıya

Terör artık tek bir çehreyle değil, birkaç yüzünü birden kullanarak karşımıza çıkıyor.

05 Ocak 2017 Perşembe 09:23

Son aylarda özellikle PKK terörü nedeniyle gelen şehit haberlerinin arasına, Suriye’deki ve Irak’taki operasyonlardan gelen acı haberler de ekleniyor.

 

Diyarbakır, Suruç, Ankara, Sultanahmet, Atatürk Havalimanı, Beşiktaş, Kayseri, Ortaköy… Ayırt etmek için olaylara,  can kayıplarının ve acıların yaşandığı o yerleri isim olarak veriyoruz. Her olaydan sonra ise “Kim yaptı? PKK mı, IŞİD mi?” sorusunu soruyoruz. Güvenlik ve terör konusunda uzman isimlere, son ayalarda artan terör olaylarını, nedenlerini, etkilerini ve yansımalarını sorduk…

 

Büyük bir tehlike kapımızda bekliyor

 

Abdullah Ağar – Terör ve Güvenlik Uzmanı

 

 

*Reina saldırganının görüntüleri ortada, kimliğinin de belirlendiği söyleniyor. İzlediğimiz videolardan anlıyoruz ki, saldırgan keşif de yapmış.

Böyle bir eylem, keşif ya da keşifler olmadan yapılamaz zaten. 39 insanı öldüren, 65 insanı yaralayan bir teröristin mutlaka bir ön hazırlığa ve çok ince bir planlamaya ihtiyacı var. Bir manyağın çıkıp böyle bir eylem gerçekleştirme olasılığı teorik olarak elbette mümkün ama pratikte mümkün değil.

 

İstihbarat olsaydı, operasyon yapılırdı

 

*Amerika’nın istihbaratının olduğu söyleniyor, Reina’nın sahibi de bu yönde konuşmuştu. Öte yandan saldırgan belki de hala aramızda…

 

İstihbaratla duyumu birbirine karıştırıyoruz. İstihbarat ‘kim, ne maksatla, ne zaman, nerede, ne yapacak’ sorularına cevap verir. Bunlardan biri ya da birkaçı eksikse bu ‘duyum’ niteliği taşır. Burada muhtemelen bir duyum var. İstihbarat olsaydı operasyon yapılıp adam etkisizleştirilirdi. 

 

IŞİD kabul etti ama biz kanıtlamak zorundayız

 

*IŞİD nasıl bir yapıya sahip ki saldırganı yakalamakta bu kadar zorlanıyoruz? Daha önce eyleme karışmamış isimleri seçiyor olmalarının bunda etkisi var mı?

 

Burada da şüpheli bir durum var, evet kuvvetle ihtimal IŞİD ama Türkiye’de hiç gerçekleştirmediği tarzda bir eylemi yapıp, gökten başlarına taş düşmüşçesine ve daha önce hiç üstlenmedikleri halde “Bu eylemi ben yaptım” dediler. Gerçek yapanı maskelemek gibi bir algı yönetimi olabilir.  Ayrıca, IŞİD’in eylemi üstlenmiş olması bizim için çok fazla şey ifade etmiyor. IŞİD’in eylemi yapıp yapmadığını deklare etmemizi sağlayacak olan, bizim ulaşacağımız veri, delil ve kanıtlardır. IŞİD kabul etti tamam ama biz bunu ispatlamak zorundayız. Yoksa, IŞİD’in attığı bir başka golü kendi kalemizde görürüz.

 

Her olayda fikir terörü devreye giriyor

 

*Terörün psikolojik boyutu ile de güçlü bir şekilde karşı karşıyayız sanıyorum.

 

Terör örgütleri sadece silahlı anlamda terör üretmiyorlar, hibrit terörle insanların zihinlerine sızıp, insanları birer radikale ve teröriste dönüştürmeye çalışıyorlar. Terör olayları yüzünden yaşamış olduğunuz travmalar böyle bir risk oluşturuyor, çünkü insanlar tehdidin ürediğini zannettikleri toplumsal kesime yönelik öfke, kin, yok etme duygusu üretiyorlar. İşin en tehlikeli kısmı da burası.  Mücadele sadece fiziki değil; Türkiye toplumsal kırılganlık üreterek, kendi içinde çatışma yaşatmaya yönelik bir proje ile karşı karşıya. Her olayda bir fikir terörü devreye giriyor. Bu sadece siyasetin konusu değil, hepimizin sorunu. Siyasi kırılmalara ve düşmanlıklara fırsat verirsek çok daha büyük bir tehlike kapımızın önünde bekliyor.  Siyasi karar vericilerimizin ortaya koyacağı metot, birlik ve beraberlik ruhunun kalıcılığı ve ülkenin geleceği açısından da büyük önem taşıyor.

 

Laik demokrasi nedeniyle Türkiye hedefte

 

Bora Bayraktar – Kültür Üni. Öğretim Görevlisi ve Gazeteci

 

 

*Suriye ateşkesi ve Rusya ile yakınlaşma süreci yaşanırken Reina saldırısının nasıl bir mesaj taşıdığını söyleyebiliriz?

 

Doğru tespit yaparsak, doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Biz Türkiye’de olduğumuz için doğrudan Türkiye’ye yönelik diye değerlendirme eğilimindeyiz ama bu IŞİD’in uluslararası alanda yaptığı eylemlerden bir tanesi. Örgütün genel çizgisine, ideolojisine ve yayınlarına baktığımızda, Türkiye aslında başından beri hedef. Öncelikle ortaya koydukları tez açısından yani ideolojik olarak Türkiye’yi hedef görüyorlar, çünkü bu örgüte göre İslam’da demokrasinin yeri yok ve laiklik küfürle eş değer. Dolayısıyla halkının çoğu Müslüman olmasına rağmen laik bir demokrasi varlığı nedeniyle Türkiye hedef.

 

Amaç, yenilgi görüntüsünden kurtulmak

 

*Türkiye’nin Suriye’deki hamleleri ile IŞİD’e zarar vermesi de nedenler arasında olabilir mi?

 

Üzerindeki baskıyı azaltmak ve yenilgi görüntüsünden kurtulmak için İstanbul’da sansasyonel bir eylem yapmayı seçtiler. Bir anlamda Türk güvenlik güçlerini ve istihbaratını Suriye’den ziyade içeride meşgul etmeyi hedefleyen bir eylem olarak görünüyor. Bir de tabii uluslararası alanda ticareti, turizmi, insan hareketini engelleyerek günlük akışı da bozmaya çalışıyorlar.

 

İstanbul’u yeniden fethetme ideolojileri var

 

* “IŞİD küresel bir terör örgütüdür” vurgusunu sık sık yapıyorsunuz. Bu bağlamda IŞİD’in özellikle İstanbul’u merkez olarak seçtikleri ve önemsediklerini biliyoruz. İstanbul’un IŞİD için gerçek manada önemi ne?

 

Bence birkaç sebebi var ve bunlardan bir tanesi, coğrafi yakınlık. Savaş bölgesine, Suriye’ye, Irak’a yakın olmasından dolayı burası daha rahat ulaşılabilir bir hedef olarak görülüyor. İkincisi ise ideolojik… ‘Konstantiniyye’ isminde bir yayın organları var. İstanbul, İslam’ın ilk dönemlerinde Konstantinopolis adıyla Roma’yı simgeleyen bir yer ve İstanbul’un fethi ile ilgili Hz. Peygamber’in de hadisleri var. Bugün İstanbul’u o günkü Roma’nın başkenti gibi görüp bir anlamda yeniden fethetme gibi bir ideolojik yaklaşımları var.

 

Eylemlerini devam ettirecekler

 

*Bundan sonra benzer saldırıların olması söz konusu olur mu? Bu konuyla ilgili bir öngörünüz var mı?

 

Olmamasını dilerim ama bence tehdit hala devam ediyor, sadece İstanbul için değil Avrupa’nın tüm kentleri ve belki de Rusya için… IŞİD, El-Kaide gibi bilinen terör örgütlerinden farklı çalışıyor, çoğu zaman kullandıkları teröristler daha önce eyleme bulaşmamış kişiler oluyor ve dolayısıyla bunların kayıtları bulunmuyor. Pek çok yerde bu eylemleri devam ettirmeye çalışacaklar.

 

Bireysel suikastler dönemi başladı

 

Mustafa Önsel – Emekli Jandarma Kurmay Albay ve Balyoz Sanığı

 

 

*Reina saldırısında amaç neydi? Sonrasında oluşan komplikasyonların neler olduğunu görüyorsunuz? Nasıl bir mesaj içeriyor bu saldırı?

 

Terörizm sopasıyla Türkiye terbiye edilmeye çalışılıyor, bu anlamda diğer terör eylemlerinden hiçbir farkı yok. Yılbaşı gecesi olması ve ‘kutlanır-kutlanmaz’ noktasındaki tartışmalarda bu eylemin yapılması akıllara sorular getiriyor. Terörizm sosyal kırılmalar yaratmak, halkın birbirine saldırısını sağlamak, kargaşa yaratmaktır. Bir kesim terör eylemine “Oh, iyi olmuş!” dedi. Bence iki cepheli bir kargaşa yaratıyor ve yaratacağı esas komplikasyon da bu olmalı.

 

Kutuplaştırıcı her şeyden uzak durmalıyız

 

*Ülkemiz yalızca İŞİD terörüne maruz kalmıyor. PKK terörü ve darbe girişimi sonrası FETÖ‘den de söz ediyoruz… Baş etme yöntemleri arasında mutlaka ki farklılıklar var, ne gibi yöntemler izlenmeli?

 

İnsanlar çok hassas ve şiddetten dolayı da öfkeliler. Yöneticilerimiz yani Türkiye’yi idare edenler de önce söylemlerine sonra eylemlerine dikkat etmeliler. Kutuplaştırıcı her şeyden şu anda uzak durmamız lazım. Bugün Reina’da, yarın bir alışveriş merkezinde, stadyumda, bankada bizi bir bomba, bir kurşun bulabilir.  Siz de, ben de hiçbirimiz muaf değiliz, siyasetçiler de değil.

 

FETÖ’nün hala adamları var

 

*”Siyasetçiler de muaf değil” diyorsunuz, suikastlara karşı da bir uyarı mı bu söylediğiniz?

 

Zaten Rus büyükelçinin öldürülmesi ile suikastler dönemi başlamıştır. Bundan sonra özellikle vurguluyorum, benim böyle bir öngörüm var,  bireysel suikastler de beklenebilir.  Stratejik anlamda yabancı misyonlara, devlet görevlilerine,  askeri komutanlara yönelik bireysel suikastleri daha çok FETÖ’nün yapacağını düşünüyorum. FETÖ’nün şu anda gömülü ve silahlı olan, yani güvenlik bürokrasisi içinde olan ve henüz hiçbir işlem yapılmayan birçok adamı olduğunu biliyoruz, bunlar vasıtasıyla çok yaygın bireysel suikastlar başlayabilir.  Aynı anda da olabilir,  yani şoke edici bir güne uyanabiliriz. Şu anda bir düğmeye birisi basar ve bu örgütün düğmeleri her karakolda, her askeri birlikte, askeri karargâhta, hatta polisin içinde olabilir.

YURT Gazetesi-Röportaj:Ülkü ÇOBAN



GÜNÜN ÇOK İZLENENLERİ