İzmir Saldırganları Kim, Amaçları Neydi?

Vedat Yenerer’den İzmir saldırısı ile ilgili Flaş analiz..

06 Ocak 2017 Cuma 09:22

İzmir Adliyesi’ne dün düzenlenen bombalı araç saldırısı ile ilgili açıklamaların tatminkar olmayıp, soru işaretleri olduğuna dikkat çeken Vedat Yenerer Mehmetçik TV’ye şu analizi yaptı.

“ Bir gazeteci olarak saldırı sonrasında, dünden beri duymak istediğim bilgileri hala almış değilim. Görüntüleri de pek çok kez izledikten sonra buradan düşüncelerimi açıklama ve paylaşma ihtiyacı hissediyorum.

1-    Saldırıyı düzenleyen teröristlerin PKK’lı oldukları söylendi. Ben görüntüleri izledikten sonra teröristlerin PKK’lı olmadıkları hissine kapıldım. Silahı kullanma şekilleri, bir süre havaya doğru ateş etmelerini PKK gibi iyi silah eğitimi veren bir örgütle bağdaştıramadım. Ayrıca, koşma, saklanma ve kendilerini göstererek çatışmaya girmeleri eğitimsiz olduklarını ortaya koyuyor.

2-    PKK’lı olsalar ve katliam için gelmiş olsalar, pek çok yerde sivilleri vurdukları gibi İzmir’de de birkaç metre yanlarından geçen sivillere hemen ateş açarladır. Ama teröristler bunu yapmadılar ve arkalarındaki polislere odaklanmışlardı.

3-    Son birkaç yılda her eylemden bir saat sonra ortaya çıkan teröristlere ait fotoğraflar neden yok? İzmir’de öldürülen iki teröristin ve sabah yakalanan üçüncü teröristin fotoğrafları neden medyaya dağıtılmadı? Acaba bir başka örgüt elemanı olduklarının ortaya çıkmasını engellemek için mi? Bu teröristlerin Ermeni terör Örgütü PKK’nın kardeş örgütü ve taşeronluk yapan DHKP-C üyesi mi?

4-    Amaçları sadece katliam olsaydı üç militanla mı gelirlerdi?

5-    Amaçları FETÖ’nün çökertildiği operasyonlarının merkezi olan İzmir Adliyesine, daha önce İstanbul Adliyesinde gerçekleştirdikleri ve Berkin Elvan davası savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı katlettikleri gibi dünyada birinci haber olacak kanlı eylem benzeri, bol cephane ile uzun süreli çatışma yaratmak mıydı? Çok sayıda hakim ve savcıyı rehin alıp, başta İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru’yu ve diğer rehineler karşılığında bazı FETÖ’cülerin serbest bırakılmasını istemek ve istek gerçekleşmese infaz etmek, bu şekilde Türkiye geneli sansasyon yaratıp başarılı ve cesur hakim ve savcılarımızın itibarını ayaklar altına alıp korkutmak ve sindirmek miydi?

6-    ABD’nin Casusluk Örgütü FETÖ’nün üyeleri uzun bir süredir İzmir Adliyesi’ne yönelik siber saldırı başlatmış olup, başarısız oldukları ve tehditler yağdırdıkları bir süreçte bu eylemin gerçekleştirilmiş olması tesadüf müdür?

7-   Kısacası bu saldırı Yunanistan’da eğitim kampları bulunan DHKP-C’nin taşeron olarak kullanıldığı bir CIA-FETÖ organizasyonu muydu? Ve yetkililer Türkiye'yi uzun bir süredir kana bulayan PKK ve IŞİD'den sonra, engelleyemediği üçüncü bir örgütün varlığını kamuoyuna açıklamaya çekiniyor mu?

İşte bu soruların cevabını merak ediyorum. “