'Tarih Bahçeli’yi affetmeyecek'

MHP’den ihraç edilen Ümit Özdağ, darbecilerle görüştüğü iddialarına yanıt verdi.

09 Ocak 2017 Pazartesi 09:50

MHP’den ihraç edilen Ümit Özdağ, “Bahçeli korumakla ilgili yemin etmiş olduğu anayasayı korumak yerine, bu anayasayı sürekli ihlal eden kişiye anayasayı uyduracak ve tek adam rejimi kuracak bir değişikliğin önünü açıyor. Tarih onu affetmeyecek” dedi.

Kendisiyle ilgili ortaya atılan, darbeci Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün telkiniyle genel başkan adayı olduğu iddialarına da yanıt veren Özdağ, "Tanımam. Adını bile 15 Temmuz’dan sonra duydum. Mesele şu: Ben Ergenekon’da zanlıydım. Ergenekon zanlısı olduğum dönemde MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Ümit Özdağ Ergenekoncu olduğu için MHP’ye almadık dedi. Kendisini mahkemeye verdim. Bülent Dirilmez Genel Sekreter Yardımcısı aynı şeyleri söyledi. Kendisini mahkemeye verdim. Bu 2008’in Temmuz ayındaydı. Sonra birileri gittiler, FETÖ’cü savcılarla benim tutuklanmamın pazarlığını yaptılar." dedi.

15 Temmuz darbe girişimi olduğu akşam nerede olduğu sorusunu da yanıtlayan Özdağ, "Gazeteci Vedat Yenerer, arkadaşım Nevzat Bor, eski Ülkü Ocakları Genel Sekreteri Işıner Hamşioğlu, ve Adem diye bir işadamı arkadaşımla birlikte bir mekandaydık.  Saat 23’de AKP milletvekili Selçuk Özdağ’ı aradım. ‘Bu FETÖ’cü bir darbe, dayanın kardeşim, direnin’ dedim." ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'a konuşan Ümit Özdağ, gündeme ilişkin soruları ve hakkındaki iddiaları yanıtladı.

İşte o söyleşiden öne çıkanlar:

- İki iddiayı soracağım. Birincisi CHP’ye geçeceğiniz, ikincisi yeni bir parti kurma hazırlığında olduğunuz konuşuluyor.

Benim siyasal gündemimde başkanlık adı altında sunulan ama kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmayı hedefleyen reislik rejiminin engellenmesi dışında şu anda hiçbir şey yok. Gündemimde olmadığı gibi düşüncelerimde de yok.  Önce Türkiye’de hukuk devletinin kuvvetler ayrılığının ve parlamenter demokrasinin, üniter milli devleti koruyacak şekilde muhafazasının mücadelesinin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.  MHP tabanının büyük bir ekseriyetiyle birlikte ben bunun mücadelesini veriyorum.

- MHP tabanının da başkanlığa hayır diyeceğini mi düşünüyorsunuz?

MHP tabanının ve tavanının, genel merkezdeki küçük bir grup hariç, yüzde 95’inden fazlası açık bir şekilde başkanlık rejiminin Türkiye’yi bölünmeye ve tek adam diktasına götüreceğini söyleyerek karşı çıkıyorlar.

- Genel kuruldaki oylamalarda 330 bulunacak mı sizce?

Ben evet oylarının 330’u geçmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Yüzde 49 geçer, yüzde 51 geçmez inancındayım. Sadece MHP’de değil, AKP’de de fireler olacağını düşünüyorum. Hatta bu konuda benimle konuşan AKP’liler var, hayır diyeceklerini söylüyorlar. Yani bu çok gizli bir şey değil, telefonla konuşuyorlar.

- Sizinle ilgili şöyle bir köşe yazılarına yansıyan bir iddia var. Darbe girişiminin önemli isimlerinden olan Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün size genel başkan adayı olmanız, MHP’den ayrılmanız vs telkinlerde bulunduğu söyleniyor. Mehmet Partigöç’ü tanıyor musunuz?

Tanımam. Adını bile 15 Temmuz’dan sonra duydum. Mesele şu: Ben Ergenekon’da zanlıydım. Ergenekon zanlısı olduğum dönemde MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Ümit Özdağ Ergenekoncu olduğu için MHP’ye almadık dedi. Kendisini mahkemeye verdim. Bülent Dirilmez Genel Sekreter Yardımcısı aynı şeyleri söyledi. Kendisini mahkemeye verdim. Bu 2008’in Temmuz ayındaydı. Sonra birileri gittiler, FETÖ’cü savcılarla benim tutuklanmamın pazarlığını yaptılar.

- Kim?

(Eliyle boş ver manasında bir hareket yaparak…)  2009 Ocak ayındaki tutuklama dalgası içerisine ben dâhil edilmeye çalışıldım.  

- Kulislerde ‘Özdağ, 15 Temmuz akşamı neredeydi?’ diye de soruluyor?

Gazeteci Vedat Yenerer, arkadaşım Nevzat Bor, eski Ülkü Ocakları Genel Sekreteri Işıner Hamşioğlu, ve Adem diye bir işadamı arkadaşımla birlikte bir mekandaydık.  Saat 23’de AKP milletvekili Selçuk Özdağ’ı aradım. ‘Bu FETÖ’cü bir darbe, dayanın kardeşim, direnin’ dedim. ‘Biz direniyoruz, siz de bir açıklama yapın’ dedi. Onun üzerine döndüm 23.05’de Devlet Bahçeli’nin özel kalem müdürünü aradım. ‘Genel başkana iletin, Bu FETÖ’cü bir darbe girişimidir’ dedim. 23.45’de Bahçeli’nin açıklaması Anadolu Ajansı’na düştü. Ondan sonra arkadaşım Nevzat Bor’un evinde buluştuk. Biraz televizyon izledikten sonra Meclis’e geçmeye karar verdik. Güvenlik Caddesi’ne gireceğimiz sırada Meclis’in çok ağır makineli tüfek ateşine tutulduğunu duyduk. Hemen orada bir arkadaşımın evine girdik. Saat 4’e kadar ordaydık. 4’de benim evime döndük. Sabah saat 7’de meclise geçtik. Genel kurul salonuna girdim. AKP’li Abdulhamit Gül, ‘Ümit bey teşekkür ederim destek verdiniz. Aradığınızda Selçuk Bey’in yanındaydım’ dedi. Bunları anlatmayı zul kabul ediyorum ama maalesef mecbur bırakıyorlar.

- Peki, niye sizinle ilgili genel merkezin böyle bir şey üretme çabası var?

Daha önce Ergenekon’la ilgili niye yaptılarsa aynı şekilde… Devlet Bahçeli’nin bütün muhaliflerine karşı dönemin popüler terör örgütü hangisiyse o terör örgütü üzerinden iftira üretme stratejisi vardır.

- Toplum bunu anlamlandırmakta zorlanıyor. MHP’nin bunu niye yaptığına dair tabanda da bu soru soruluyor. Tatmin edici bir yanıt var mı?

Hayır, ben genel merkezin verdiği yanıtların hiçbirisinin tatmin edici olduğunu düşünmüyorum, zaten taban da düşünmüyor. Bunun için genel merkez bir süre illerde bunu izah etmek için toplantılar yaptı. Soru sormayı yasakladılar. Ve hiçbir tatmin edici cevap verilemedi. Toplantılar protestolarla da karşılaşınca bu toplantıları durdurdular.

- Peki, taban yüzde kaç oranında hayır der sizce?

MHP tabanının yüzde 90’ı böyle bir otoriter bölünme anayasasına hayır der.