ALTAY TANKLARINDA SKANDAL...

Koç grubuna bağlı OTOKAR tarafından üretildiği ancak tanka motor bulunamadığı öğrenildi.

25 Ocak 2017 Çarşamba 10:15

AKP iktidarının Türkiye’nin savunma sanayiinde büyük bir atılım olarak pazarladığı “Altay tankları” projesinde yaşanan bir gelişme durumun skandal boyutunu açığa çıkardı.

Gövdesi Güney Kore yardımıyla yapılan tank projesi ile ilgili basında “Tüm Arap ülkeleri satın almak için sırada” diye manşetler atılmıştı. Son günlerdeki bazı gelişmeler ile birlikte tankın bugüne kadar sadece gövdesinin Koç grubuna bağlı OTOKAR tarafından üretildiği ancak tanka motor bulunamadığı öğrenildi.

Almanlar ve Japonlar yanaşmadı

Daha öncesinde motor için Alman MTU ve Japon Mitsubishi firmaları ile görüşüldüğü ancak bu firmaların motoru vermeye yanaşmadığı, bunun üzerine motorun üretim işini yerli Tümosan firmasına ihale edildiği de edinilen bilgiler arasında. AKP yandaşı Albayrak Holding’e ait Tümosan firması ise traktör motoru üreten bir firma olarak biliniyor.

Deneyimi olmadığı için motorun üretimi için Avusturya firması AVL List GmbH ile anlaşan Tümosan geçtiğimiz günlerde Avusturya firması ile yaptığı sözleşmeyi iptal etti. Sözleşmenin iptal gerekçesi olarak Avusturya Hükümeti’nin baskısıyla ilgili şirketin Tümosan’a bazı zorluklar çıkarması olarak gösterildi. Yakın zamanlarda Avusturya’nın Türkiye’ye vereceği piyade tüfeği namlu yapma makinelerini de iptal ettiği, iptal gerekçesinin ise Türkiye’deki insan hakları ihlalleri olduğu öğrenildi.

“AB tarafından ülkemize uygulanan yaptırımlar…”

Tümosan tarafından “Kamu Aydınlatma Platformu”na (KAP) yapılan açıklamada da şu ifadeler yer alıyor:

“Altay Tankı Güç Grubu Geliştirme Projesi kapsamında SSM-Tümosan Sözleşmesi gereğince Teknik Destek Sağlayıcı (TDS) aday firmalarıyla yürütülen görüşmeler sonrasında 7 Ekim 2015 tarihinde AVL List GmbH firması ile Teknik Destek Sağlayıcı Anlaşması imzalanmıştı. Sözleşme gereği 90 gün sonra hükümet onayını getirmesi gereken AVL Firması arka arkaya talep ettiği süreler sonrasında da Avusturya hükümetinin ülkemizin iç işlerine müdahale edecek şekilde şartlar içeren ihraç lisansında ısrar etmesi ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından bahse konu ihraç lisansının kabul edilmemesi nedeniyle taahhütlerini yerine getirmemiş ve sonrasında TDS Sözleşmesi iptal edilerek firmanın verdiği teminat irat kaydedilmiştir.

Şirketimiz gerek projenin hazırlık sürecinde gerekse Teknik Destek Sağlayıcı seçimi yapıldıktan sonra yaşanabilecek olumsuzlukları değerlendirerek alternatif firmalar ile çalışmalar yapmış olup halihazırda görüşmelerini sürdürmektedir. Son günlerde özellikle AB ülkeleri tarafından ülkemize karşı uygulanan yaptırımlar nedeniyle gerek proje ve gerekse proje kapsamındaki kritik alt komponentlere ilişkin teknolojilerin transferinde önemli engellerle karşılaşılacağı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda TÜMOSAN mümkün olduğu kadar yurt içi kaynakları kullanarak projenin gerçekleştirilmesi için çabalarını sürdürmekte olup önerilerini SSM ile paylaşmıştır.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı; 16 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlamak üzere TÜMOSAN tarafından yapılan tekliflerin değerlendirilmesi ve  avans ödeme şartlarının yerine getirilmesini teminen 1 ay ilave süre vermiş bulunmaktadır.”

Nasıl üretilecek?

Özelleştirme süreci sonucunda 2004 yılında AKP yandaşı Albayrak Holding’e satılan Tümosan’ın bugüne kadar üretemediği ve gelecekte de üretme şansının pek olmadığı bu motoru yurt içi kaynakları kullanarak nasıl üreteceği ise bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.

Tüm bunlarla birlikte seri üretime geçti geçecek diye topluma anlatılan, Savunma Bakanlığı tarafından propagandası yapılan ve emekçilerin paralarının akıtıldığı bu projeler diğer alanlarda olduğu gibi Türkiye’nin savunma sanayii üzerinden de emperyalizm ve uluslararası sermayeye boyun eğdiğini gösteriyor.

Türkiye motor üretemiyor ve emperyalist tekellere bağımlı

“Milli” olduğu söylenen gemi, tank, helikopter gibi savaş araçlarının hepsinin motorları uluslararası tekellerden alınıyor ancak alım esnasında firmalar ihracat lisansı şartı koşuyorlar. Maliyeti oldukça yüksek projelerin finansmanının sağlanabilmesi içinse ihraç edilmesi gerekiyor. Ancak savunma projelerinde motor gibi kritik parçaları tedarik eden ülkelerin ihracat lisansı vermesi şartıyla ihracat gerçekleştirilebiliyor. Son olarak Atak Helikopteri’nin Pakistan’a ihracı konusunda ABD yönetiminin izin vermemesi üzerine gözler diğer projelere çevrilmişti.

Benzeri bir sorun Altay tanklarında da yaşandı. Tankın motorları İngiliz Rolls Royce firması tarafından tedarik edilmesine rağmen, firma tankların dışarıya satılmasına engel koyuyor.

Ancak savunma sanayii ülke güvenliği ile ilgili bir konu olarak algılanmaktan ziyade, başka ülkelere satılması düşünülen tank, top, tüfek, helikopterden ve bunların rantından ibaret görüldüğü sürece ne ülkemiz savaş politikalarından kendini ayırabilir, ne de emekçiler açısından refah içeren günlere ulaşılabilir.

altay tankı motoru yok skandal