NE UĞRUNA?

Emekli Tuğgeneral Türker Ertürk Türk askerinin için Suriye'de bulunduğunu sorguladdı.

15 Şubat 2017 Çarşamba 08:38
Savaşa herkes güle oynaya, davul zurna ile gider ama asla güle oynaya gelemez. Ya cenazesi getirilir, ya da uzuvlarını veya psikolojisini kaybederek gelir.
 
Bir ülkenin iktidarının esas görevi; emrinde bulunan silahlı kuvvetlerin vasıtası ile caydırıcı olmaktır, savaş çıkarmak değil.
 
Ülkemizin iktidarı bu görevini yapamamış; hatta Suriye'de iktidarı devirmek maksadıyla, emperyalizmin vekalet savaşına destek vermiştir. Bugün Suriye'de savaşıyor olmamızın nedeni; iktidarın yanlışın da ötesinde yaptığı fahiş ve affedilemez hatalardır.
 
Fırat Kalkanı harekatı; bu yanlışlar yüzünden, yanlışların yarattığı sorunları düzeltmek için başlatılmıştır.
 
Bugün görüyoruz ki; El-Bab'dan sonra, ABD'nin isteği ile Rakka'ya yönelik harekat icra edilecek. Bu harekat çok zorludur ve El-Bab'a benzemez. Bunun anlamı; Anadolu Anasının yüreği daha çok yanacaktır. Ama ne uğruna!
 
Ayrıca; Rakka'ya yönelik operasyon, IŞİD'in Türkiye'deki terör saldırılarına da hız verecek. Dün "öfkeli çocuklar" olarak değerlendirdikleri IŞİD, ihanete uğramışlık duygusuyla ülkemizde bombalarını patlatmaya çalışacak. O coğrafyadan 4 milyona yakın sığınmacı varsa; bu karar alınırken en az 10 kere düşünülmeliydi.
 
Halbuki; çok kısa bir zaman önce Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Fırat Kalkanı'nın El-Bab'da sona ereceğini söylemişti. Fakat ABD Başkanı Trump telefon edip emir verince, Mehmetçiğe şehit olmak görevi düştü. 
 
Ne diyordu Amerikalı George Soros? "Sizin en iyi ihraç ürününüz, askerinizdir." İşte şimdi, bunun gereği yapılmaktadır.
 
Sonuç olarak; iktidar ülkemizin güvenliği ve çıkarları için değil, kendi devamlılığı ve dış dünyadan gelen baskılardan kurtulmak için Mehmetçiği ateşe atmaktadır.