SEVR'İN ARKASINDA BAKINIZ KİMLER VARMIŞ...

Sizi şaşırtacak...

17 Mayıs 2017 Çarşamba 09:09

SEVR’İN ARKASINDA BAKINIZ KİMLER VARMIŞ…

1918 Mondros Ateşkesi, Osmanlı için dünya savaşını bitirmedi.

Bu sadece ve sadece bir ‘ateşkes’ idi. Ama öte yanda bu ateşkesle ‘tekrar hesaplaşacağız’ diyerek Osmanlı’yı bir kenara iten galip devletler, yenilen diğer ülkelerle masaya oturmuş, barış şartlarını konuşmaya başlamıştı.

Osmanlı masada yoktu ama ne ilginçtir Şerif Paşa vardı…

Yıl 1919. Yer Paris.

Şerif Paşa, Kürdistan Teali Cemiyeti’nin temsilcisiydi.

1898-1908 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin Stokholm elçisi olarak görev yapmıştı. Paris’e elçi olarak atanmayı beklerken, İttihat ve Terakki onu dışlamış, dolayısıyla o da Bedirhan beyleri gibi Osmanlı’ya kızgındı. Bu nedenle geri dönmemiş ve Paris’te kalmıştı.

Paris Konferansı’na kadar ‘Osmanlıcılık’ savunucusuydu; şimdi ise bu yeni süreçte kendisine sağlam bir yer arıyordu.Bu sırada beklenmedik bir şey oldu:

Ermeniler harekete geçerek Konferansa başvurdular ve kurulacak bir Ermenistan için, Van, Bitlis, Diyarbakır, Sivas, Erzurum, Trabzon, Maraş, Kozan, Adana’yı istemeye başladılar.

Şubat 1919’da, bu isteklerini Paris Barış Konferansı’na resmen bildirdiler.

Şerif Paşa başta bu Ermeni işine karşıydı: 22 Mart 1919’da, Konferansa bir muhtıra sundu, Ermeni taleplerini reddetti.

Başta Ermenilerle ters düşen Şerif Paşa değişmişti. Aslında değişmemiş, sadece ‘ikna’ edilmişti…

Ermeni Delegesi Boghos Nubar Paşa ile aynı masaya oturdular.Reklamlar

Tarihe geçen şu ortak muhtırayı yazdılar:

 ‘Ermeni ve Kürt uluslarının yetkili delegeleri olan bizler, yüksek ırka mensup, çıkarları ortak ve resmi-gayri resmi hükümetleri kendilerine bunca zulüm etmiş bulunan Türklerin boyunduruğundan tamamen kurtularak ve bağımsızlıklarından başka bir gaye ve maksat talep etmeyen iki milletin emellerini Barış Antlaşması’na sunmakla onur duyarız.

Ulusların kendi kaderini kendilerinin tayin etmeleri konusundaki ilkeye dayanarak, büyük devletlerden birisinin koruması altında bağımsız bir Ermenistan ve bir Kürt Devleti’nin kurulmasını ve bütün büyük devletlerin uluslarımızın emel ve arzlarını kabul ederek, aydınlanma ve gelişmede bize teknik yardım yapmalarını Barış Konferansı’ndan istemek konusunda fikir birliğine vardık.

Toprakların paylaşılması sorununa gelince, daha önce sunduğumuz muhtıralarla belirttiğimiz sınırların çizilmesi sorununu da Barış Konferansı’nın iyi niyet ve adalet duygularına bırakırız. Çünkü verilecek kararın adaletli olacağına inanıyoruz.”

Tarihte ilk kez Kürtlerin temsilcisi oldukları ileri süren Tarikat şeyhleri ve beyleri, 20 Kasım 1919’da, Paris’te Osmanlı’ya karşı siyasi ittifak kurmuştu. Ve bu siyasi ittifak küresel güçler tarafından destekleniyordu.

Üst Akıl işte buydu, Tarikatı yöneten Üst Akıl:

Kürtlerle Ermenileri Doğu cephesinde birleştirip Ermenistan-Kürdistan adıyla devletçikler kurarak Anadolu ile Asya arasına tampon koymak;

Böylece Anadolu’un Asya’dan alacağı güçlerin yolunu kesmek;

Sonra kuşatıp ele geçirmek!

Düşünsenize bu tarihte zaten bugünkü Irak İngilizlerin, Suriye ise Fransızların zaten işgali altındaydı. Bu devletler kurulmuş olsaydı hem Rusya ile aralarında bir tampon kurulacak, hem de İngilizler Akdeniz’den Karadeniz’e açılmış olacaklardı. Bu şekliyle hem Rusları durdurmuş olacaklar hem de 1917’de söz vermiş oldukları İsrail’i kurmuş olacaklardı.

Üstelik…

Bin yıllık Haçlı emeli de böylece kendiliğinden gerçekleşmiş olacaktı; kutsal toprakları ve Anadolu’yu ele geçirmek, Türk hakimiyetine son vermek!

Kimdi bu Şerif Paşa?

Kürdistan Teali Cemiyetinin üyesiydi.

Başkanı Seyit Abdulkadir idi…

Seyit Abdulkadir Tarikatın Anadolu Halifesi Seyit Taha’nın torunuydu…

Durum bu…

Erdal Sarızeybek

[1] Age, s. 207.
[2] Şimşir, Kürtçülük, Cilt I. s. 309.