Devrimcilikle Petrol bekçiliği arasındaki kalın çizgi

Bir soruyla başlayalım yazımıza: Devrimci kimdir ya da kime devrimci denir?

02 Haziran 2017 Cuma 13:23

Hep aklımızda isimler canlanır devrimci dediğimizde. Mustafa Kemal, Bolivar, Lenin, Deniz Gezmiş, Hasan Yalçın…

Şüphesiz ki bu insanlara devrimci denmesinin altında yatan nedenler vardır. Bu nedenlerden en önemli ikisi ve olmazsa olmazı, vatanseverlik ve anti-emperyalizmdir. Başta sorduğumuz sorunun cevabı da işte burada yatmaktadır. Kafamızda karmaşık denklemler kurmaya gerek yok. Cevap çok net.

Neoliberalizmle beraber, bildiğimiz tanımlar da değişir oldu: Özgürlük, devrim, sol, barış vs. Dünün özgürlüğü ile bugünün özgürlüğü arasında, dünün devrimcisi ile bugünün devrimcisi arasında uçurumlar oluşturuldu. Bizim bağımsızlık savaşı olarak bildiğimiz Kurtuluş Savaşı, “azınlıklara zulüm”, Cumhuriyet ve devrim diye bildiğimiz yıllarımız da “Kemalist Diktatörlük” oldu. Ve bu tartışmalar ‘sol’ çevreler tarafından ortaya atıldı. Kemalizmi aşma sevdası nelere kadir…

IŞİD’e Karşı Savaşılınca Devrimci mi Olunuyor?

Şimdi dillerde bir ‘devrim’  lafı var. Adı da ‘Rojava’. Nedir bu ‘devrim’in özelliği? IŞİD’e karşı savaşan ‘özgürlük’ savaşçılarının ‘komünal’ amaçla ‘bağımsız’laştırdığı toprak. Bakın tırnak içerisindeki kavramlar epeyce duyduğumuz kavramlar. Son bir kaç yıldır parlatılan bu ‘devrim’ sanki ‘Stalingrad’!

Rojava diye adlandırılan bu yerde öldürülen Ayşe Deniz Karacagil, bazı ‘sol’ çevrelerin güzellemesiyle devrim şehidi olarak adlandırıldı. Çünkü onlara göre Ayşe, PKK adı altında IŞİD’e karşı savaşmaktaydı.

Bir kişi daha var. Adı Ebu Muhammed El Culani. Terör örgütü El Nusra’nın lideri. O da Suriye’de öldürüldü. Kağıt üstünde Ayşe’nin de Ebu Muhammed’in de üye olduğu örgütler IŞİD’e karşı savaşmaktaydı. Biri PKK biri El Nusra. Peki o ‘sol’ çevreler Ayşe’yi “Kırmızı Fularlı Kız” diye nitelendirdiği gibi Ebu Muhammed’i “Siyah Sarıklı Adam” diye nitelendirdiler mi? Sonuçta o da aynı topraklarda IŞİD’e karşı savaşıyordu, hem de silahları aynı yerlerden alıyorlardı.

Ayşe de Ebu Muhammed de ne devrimciydiler ne de var olan bir devrim için öldüler. Amerikan emperyalizminin petrol bekçiliğini yapmaktayken öldüler. Ve neoliberalizm bunu bizim önümüze devrimcilik diye koymaya çalıştı.

 

Amerikan emperyalizmi Suriye’yi bölme planını parlatıp dünyanın önüne ‘devrim’ adıyla sürdü. Bunu yaparken de kendilerini ‘sol’ diye adlandıran kişileri ve örgütleri kullandı. Hem solu kirletmek için müthiş bir fırsat hem de duygusal bir akım yaratmak için bulunmaz nimetti. Ve tabi petrol bekçiliği için öleni devrimci diye güzellemek de bu ‘sol’ çevrelere kalmıştı.

Eskiden Amerikan emperyalizmine karşı savaşanlar devrimciydi, şimdi ise Amerikan emperyalizmi için savaşanlar devrimci oldu. Eskiden bağımsızlık demek ulusal kurtuluş savaşı demekti, şimdi ise ulusal bütünlüğü parçalayıp toprak kapmak oldu. Hem de ABD’nin verdiği silahlar ile.

Emperyalizmi Güzelleme

Neoliberalizm gerçek olanı size kendi gerçeği gibi güzeller ve gösterir. Terör örgütü için öyle bir algı oluşturur ki siz bile “ben de buna katkı vereyim” diye düşüncelere dalarsınız. Çünkü neoliberalizm size önce akılsızlaştırmayı öğretir.

Suriye’de ölen ve yaşları da genç olan kişileri devrimci diye adlandıran ve ölümlerini güzelleyen kişiler en az emperyalistler kadar suça ortaktır. Onlar bu kirli düşünceleri savundukça genç yaşta bir çok kişi bu yolda kurban olacak.  Emperyalizm adına olan hiç bir ölüm güzellenemez, savunulamaz. Savunulacak tek şey yaşadığı vatan için emperyalist işgale karşı savaşan ve şehit düşenlerdir. Tıpkı Suriyeli Yahya Adnan gibi.*

Cengiz Çandar, Barış atay gibilerin içi yandı Ayşe için. Peki onların içi hiç 20 yaşında PKK tarafından pusuya düşürülen ve ABD emperyalizmi için savaşan gencecik Mehmetçik için yandı mı? Yanmaz çünkü onlar ABD emperyalizmine karşı savaştıkları için ‘devrimci’ değillerdi.

Biz devrimciliği emperyalizme karşı vatanları için savaşanlardan öğrendik. Kimse bize, hele ki ‘sol’ adı altında, Amerika’nın petrol bekçiliğini devrimcilik olarak pazarlamaya kalkışmasın. Petrol bekçisi olarak ölmeyi güzellemesin. Bu suça ortak olmasın.

Gençleri petrol bekçisi yapan ABD’yi ve bu gençlerin ölümlerini güzelleyenler eli kanlı emperyalistlerin sözcüleridir. Biz ise hayatımızın en verimli dönemlerini bağımsız Türkiye davasına adayan ve mazlum milletler için mücadele veren devrimcileriz. Aramızdaki kalın çizgi de budur!

*Yahya Adanan Rakka’da IŞİD’e esir düşen ve kurşunlanan Suriye Ordusu’nun askeridir. IŞİD onu infaz etmeden önce görüntüye alırken korkusuzca IŞİD’li teröristlere “Vallahi sizi sileceğiz” demiştir.

Özgür Altınbaş, Öncü Gençlik GYK Üyesi