BAĞIMSIZ BİR KIBRIS İÇİN YÜRÜDÜK

Eylemciler İngiliz Elçiliği önüne “Emperyalist”, ABD Konsolosluğu önüne “İşgallere Karşı”, TC elçiliği önüne ise “Bağımsız Kıbrıs” yazan pankartlar bıraktı.

15 Ağustos 2017 Salı 21:38

Baraka Kültür Merkezi, Bağımsızlık Yolu, Birleşik Kıbrıs Partisi, Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kıbrıs Sosyalist Partisi ve TDP Gençlik Örgütü’nün organizatörlerinden olduğu “Bağımsız Kıbrıs” etkinlikleri dün akşam gerçekleştirilen yürüyüşle son buldu.

Kalabalık bir kitle ile gerçekleştirilen yürüyüşte, buluşma noktası olan Pronto Çemberi’nden İngiliz Elçiliği’ne, oradan Amerikan Konsolosluğu’na, son olarak da TC Elçiliği’ne yüründü.

Yürüyüş boyunca “Bağımsız Kıbrıs, bütün halklar kardeştir”, “Yaşasın devrimci dayanışmamız”, “Camii değil sığınma evi”, “Out out out, British bases out”, “Ankara Elini Yakamızdan Çek”, “Katil ABD işbirlikçi AKP”, “Tatil bitti Ayşe evine” gibi sloganlar atıldı.

Eylemciler İngiliz Elçiliği önüne “Emperyalist”, ABD Konsolosluğu önüne “İşgallere Karşı”, TC elçiliği önüne ise “Bağımsız Kıbrıs” yazan pankartlar bıraktı.

İngiliz elçiliği ve ABD konsolosluğu önünde açıklamalar okunurken, TC Elçiliği önüne gelindiğinde açıklamanın yanı sıra Nazım Hikmet’in “Güneşi İçenlerin” Şiiri hep bir ağızdan okundu.

TC Elçiliği önünde “Evine dön Ayşe” ile kastedilenin Kıbrıs adasında yaşayan halklar değil, işgalci ordular olduğu bir kez daha vurgulanırken, Ankara’dan Halkevleri örgütünün dayanışma mesajı okundu.

İsmail Işılsoy’un da okuduğu şiir ile katkı koyduğu eylem, “Evine dön Ayşe” şarkısının söylenmesi ile sona erdi.

Bağımsız Kıbrıs Yürüyüşü’nde okunan ortak açıklama şöyle;

“Kıbrıs adası tarih boyunca bölgede egemenlik kurmayı amaçlayan farklı güçlerin saldırıları ve işgallerini yaşamıştır. Ada üzerinde egemenlik kuran her güç, ada halklarına karşı yeni baskılar ve zulüm getirmiştir. 1974 yılının ikinci yarısı, ada insanı için etkisi halen devam etmekte olan dış müdahalelerin yılı olmuştur.

Adaya peşi sıra NATO ülkelerinden tamamlayıcı müdahaleler gelmiştir; 15 Temmuz Yunanistan Darbesi ile başlayan müdahaleler, 20 Temmuz Türkiye çıkartması ile derinleşmiş, 14 Ağustos 2. Harekâtı ile ise adanın bölündüğü günümüz halini almıştır.

Adamız tarihi boyunca olduğu gibi günümüzde de, bu coğrafyada egemen olmak için rekabet eden güçlerin mücadele sahası olmayı sürdürmektedir.

Bunun en net göstergesi NATO’ya bağlı 3 ordunun (İngiltere, Yunanistan, Türkiye), BM birliklerinin, ABD dinleme tesisi, Fransa’nın ise çeşitli askeri imtiyazlarıyla adamızda bulunmasıdır. Bunun yanında adamızın kuzeyinde oluşturdukları işbirlikçi kurumlar eli ile Türkiye, güneyinde ise emperyalizm işbirlikçisi yerli burjuvazisi ,troykası ve diğer kurumları eli ile AB, emekçi halklara dönük emperyalist saldırılarını her gün sürdürmektedir. NATO’cu emperyalist müdahalelerle ikiye bölünmüş adamızın tamamı emperyalizmin işgali altındadır.

Bölünmüş adamızın kuzeyi izolasyonlarla anılmaktadır. Ama bu izolasyonlar ne neo-liberal saldırganlığın, ne de gericiliğin adamızın kuzeyine girişini engellemektedir. Üretimden kopartılmış, bağımlılaştırılmaya çalışılan coğrafyamızda emek sömürüsü, hava sıcak mı, soğuk mu, kim yerli, kim göçmen bakmaksızın artarak sürmektedir. Bizleri yeterince inançlı bulmayanlar kendi siyasi ajandaları temelinde çocuklarımızı, gençlerimizi Koordinasyon Ofisleri, Din İşleri Dairesi Değişiklik Yasası gibi araçlarla gericiliklerinin pençesine almaya çalışmaktadırlar. İnsanımızın barış iradesinden korkanlar her fırsatı umutsuzluğu yaratmak ve b, c planlarını gündeme sokmak adına kullanmaktadırlar. Crans Montana sonrası gelişen söylemler de bunun son örneğidir.

Tüm bu yaşananların karşısında yıllardır süren Bağımsız Kıbrıs eylemlilikleri bu sene de aynı inat ve inançla ama daha kitlesel, daha güçlü ve daha umutla devam etti. Bu sene farklı renkleri temsil eden 6 örgüt ortak Bağımsız Kıbrıs amacı için bir araya geldik. Eylem ve etkinliklerimiz Mağusa’dan Lefke’ye kadar ada yarımızın dört bir yanına yayıldı. Son olarak ise burada, süreci başlattığımız yer olan Türkiye Elçiliği önünde, adamızın içinde bulunduğu durumdan sorumlu Britanya ve Amerikan temsilcilerinde de geçerek Bağımsız Kıbrıs haftasının final yürüyüşünü gerçekleştirdik.

Bilinmelidir ki zulüm olduğu sürece, mücadele de var olacaktır. Hep birlikte kendi umudumuz olabilmek, emeğin kurtuluşu, ada insanını kuşatan emperyalist saldırganlığı dağıtabilmek, halkların kardeşliği ve barış için yani Bağımsız Kıbrıs için bugün burada toplandık .

Bağımsız Kıbrıs için düşünmeye, üretmeye ve yürümeye zafere kadar devam edeceğiz.

Baraka Kültür Merkezi, Bağımsızlık Yolu, Birleşik Kıbrıs Partisi, Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kıbrıs Sosyalist Partisi ve Toplumcu Demokrasi Partisi Gençlik Örgütü

Kaynak: www.ankaradegillefkosa.org

KIBRIS