Afganistan emperyal devletlerin neden hedefinde?

Afganistan'da 3 trilyon dolarlık henüz işlenmemiş maden yataklarının bulunduğunun açıklanması savaşın nedenlerini tekrar sorgulattı

21 Ağustos 2017 Pazartesi 10:22

Tarihi savaşlarla geçen ve dünyanın en fakir ülkelerinden birisi olan Afganistan’ın ekonomisi çok zor durumda.

 

Buna karşın, Afgan yetkililer, ülkede 3 trilyon değerinde hiç kullanılmamış yeraltı kaynakları bulunduğunu duyurdu. 11 Eylül saldırılarının ardından ABD ve NATO güçleri, Ekim 2001’den bu yana 16 yılı aşkın süredir Afganistan’da bulunuyor. Başkan Donald Trump geçtiğimiz günlerde ABD’nin Afganistan’ın uzun ve kanlı geleceğini değiştirme amaçlı bir stratejiye “çok yaklaştığını” bildirdi.

Ancak masada sadece bir askeri zaferden daha fazlası yer alıyor. Beyaz Saray yönetimi, 2 binden fazla Amerikan askerinin hayatını kaybettiği ve en az 20 binin yaralandığı savaşın gidişatını değiştirmeye yönelik büyük bir baskı altında. Cumhuriyetçi Partinin önde gelen isimlerinden Senatör John McCain, “Gerçeklerle yüzleşmeliyiz; Afganistan’da kaybediyoruz ve gelgiti değiştirmek istiyorsak bunda zamanlama çok önemli” diyor.

Savaşın aylık maliyeti 3.9 milyar dolar

Pentagon’un Afganistan Yeniden Yapılanması Özel Müfettişliği (SIGAR) temmuz raporuna göre, ABD 2001 yılından bu yana Afganistan savaşı ve yeniden yapılandırılması için yaklaşık 714 milyar dolar harcadı. Afgan savaşının ABD’ye aylık maliyeti 3,9 milyar doları buluyor. Trump, Afganistan’da askeri bir kazanım yolu arıyor fakat Amerika’nın çabaları mali kazançlar da elde edebilir. Afganistan, bakır, altın, uranyum ve fosil yakıtlar da dahil olmak üzere endüstriyel imalat için çok nadir olan minerallere sahip. Bu da ülke ekonomisini canlandırabilmek ve yeniden inşasını finanse edebilmek için kullanılabilir. Afganistan Maden ve Petrol Bakanlığı tarafından yürütülen son araştırmada, ülkenin maden zenginliği 3 trilyon doları buluyor. Bu rakam savaşın bedelini telafi edebilecek kadar yüksek.

Afgan hükümet sözcüsü Cavid Faysal CNBC kanalına yaptığı açıklamada, “ABD’de Afganistan misyonu çoğunlukla askeri açıdan görülüp değerlendiriliyor. Bunun stratejik ve kazan-kazan umutları sunan diğer fırsatlara ve gerçeklere dikkat çekmek amacıyla yapıldığını varsayıyorum” dedi.

Son yıllarda Çin, komşu ülkenin doğal kaynaklarını keşfetme konusunda liderliği ele geçirdi. Şubat ayında Çinli Metalürji Grubu Şirketi’nin (MCC) Afganistan’dan 100 milyar dolar değerinde bakır çıkarmayı planladığını bildirdi. MCC, 2007’de Kabil yakınlarındaki bakır zengini araziyi 3 milyar dolar karşılığında kiraladı. Bir noktada, Taliban projeye yeşil ışık yakmıştı. Ancak, arkeologlar, dünyanın ikinci büyük bakır yatağında 5 bin yıllık Budist şehri keşfedince proje ertelendi.

Gelinen süreçte ABD Başkanı Trump’ın korumacı politikalarının Afganistan’a olası yansımalarının nasıl olacağı merakla bekleniyor.

İkinci büyük lityum yataklarına sahip

Savaşın hüküm sürdüğü Afganistan’ın özellikle Kuzeyi doğalgaz rezervleri açısından çok zengin ve on yıllardır Rusya’nın dikkatini çekiyor. Sovyet güçleri işgal sırasında Afganistan’ın doğal gazını kontrol etmek için bir yol haritası çizdi fakat Taliban’ın ülkenin denetimini ele geçirmesinin ardından bu emelinden vazgeçmek zorunda kaldı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre Afganistan’ın doğalgaz rezervi 5 trilyon metre küp civarında. Nükleer enerjide kullanılan uranyum madeni zengini Afganistan’da Bolivya’dan sonra ikinci büyük lityum rezervi yer alıyor.

Geçtiğimiz ay, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile Almanya Frank Walter Steinmeier ile Helmand eyaletindeki lityum yatakları hakkında görüştü. Lityum akıllı telefonlarda ve elektrikli otomobillerde kullanılan şarj edilebilir bateryaların önemli bir bileşeni. Almanya, otomobil endüstrisi için Afgan lityumunun peşinde. Lityum yatakları Avrupalı şirketler tarafından işletilebilir. Güney Afganistan’daki Aynak bakır yatağı Avrasya’daki en büyük yatak ve konumu Kabil’e sadece 40 kilometre mesafede. Hacıgak’taki yüksek kalitedeki demir cevheri rezervlerinin 500 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Bu noktanın yakınlarında kömür yatağı da keşfedildi.

Kunduz yakınlarında bakır, kurşun, çinko, Konar-ı Has`ta berilyum, Bedahşah`da yarı-değerli lacivert taşı kaynakları var. Yetkililer, yeraltı zenginliklerinin ülkenin kalkınmasına yardımcı olacağını söylüyor, ancak diğer yandan bu yoksul ülkeye dünyadaki ilginin daha da artabileceği tahminleri yapılıyor.



GÜNÜN ÇOK İZLENENLERİ