Ege Yunan denizidir' ilanına hazırlanıyor

Atina, önce İyon ardından da Ege Denizi’nde ‘Münhasır Ekonomik Bölge’ ilanına hazırlanıyor.

31 Aralık 2017 Pazar 16:14

Güney Kıbrıs’ın etkili gazetelerinden Fileleftheros’ta geçen hafta yayınlanan habere göre, Yunanistan Milli Savunma Bakanı Vekili Dimitris Vitsas, “Yunan Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni ilan etmeyi umuyor ve buna hazırlanıyoruz” dedi. Ege denizinde adeta meydan okuma anlamı taşıyan hamleye Türk Dışişleri Bakanlığı ise sessiz kaldı.

Yunan Milli Savunma Bakan Vekili Vitsas, ERT Radyosu’na yaptığı açıklamada, Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias’ın gündeme getirdiği karasuları egemenlik bölgesini kademeli genişletme meselesinin, “Daha fazla sürtüşme yaratmaksızın Deniz Hukuku’na atıfla, Yunan egemenlik haklarının ifade edilmesi ile ilgili açık bir dış politika konusu olduğunu” söyledi.

12 MİLE ÇIKARMA HEVESİNDE

Gazete, Yunanistan’ın, Dışişleri Bakanı Kotzias’ın projesi temelinde, Yunan karasularını kademeli olarak genişletme ilanında bulunmaya hazır olduğunu belirtti. Rum gazetesi ayrıca Atina’nın ilk kademesinin İyon Denizi olacağını ve Deniz Hukuku’ndan kaynaklanan haklarını ilk kez kullanarak karasularını 12 mile çıkardığını ilan edeceğini vurguladı.

Yunan Dışişleri Bakanı Kotzias’ın Atina’nın sözde karasularını 12 mile çıkarma ilanını hangi tarihte yapacağı ise net değil. Kotzias’ın önce İyon Denizi’nden başlayarak karasularını genişletmek istediği, ikinci aşamada ise aynı kriterlere sahip Girit’te karasularını genişletebileceği iddia edildi.

DIŞİŞLERİ SESSİZ

Aydınlık, Yunan bakan ve bakan vekilinin açıklamalarını Dışişleri Bakanlığı’na sordu. Konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı konusunda bakanlığa ısrarlı sorularımıza rağmen, yanıt gelmemesi dikkat çekti. Uzmanlara göre ise Ankara, Atina’dan gelen bu “kendini bilmez” açıklamalarına derhal cevap vermeli.

Atina’nın Münhasır Ekonomik Bölge ilan etmesi ve karasularını 12 mile çıkarmasının uluslararası hukukun ve Lozan Antlaşması’nın ihlali olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sencer İmer, “Adaların işgali ile zaten defacto (fiili) durum yaratmışlardı. Şimdi bunu bir adım daha ileriye götürüyorlar ve böylece Ege Denizi’ni bir Yunan denizi haline getirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

‘MEYDAN OKUYORLAR’

Yunanistan’ın böyle bir hakkının bulunmadığının altını çizen Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İmer, bakanların bu açıklamaları neden yaptığına dikkat çekti. İmer, “Türkiye ne yapacak onu görmek için bu açıklamaları yapıyorlar, çünkü biz bunu kırmızı çizgi olarak ilan ettik. Yunanistan, bizim nereye kadar gideceğimizi, ne yapacağımızı görmek için bu sözleri kullanıyor” ifadelerini kullandı.

Reklamdan sonra devam ediyor 

 

Türkiye’nin bu durumu kabul etmemesi gerektiğini, Münhasır Ekonomik Bölge’nin ancak ikili görüşmelerle tescil edilebileceğini, 12 mil gibi konuların da kabul edilmeyeceğini söylemesi gerektiğini belirten İmer, “Bu hamleler tam manasıyla bir meydan okumadır” dedi. İmer şöyle devam etti: “Buna kesinlikle bir cevap vermek lazım. Sineye çektiğimiz takdirde defacto (fiili olarak kabul etme) duruma dönüşür. Bunu kabul etmememiz lazım. Kıbrıs’ta da benzer şeyler yapmaya başlayabilirler. Yavaş yavaş, adım adım gidiyorlar.”

‘ANKARA UYANIK OLMALI’

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş da Ege’de uyanık olunması gerektiğini belirtti. Aydınlık’a yaptığı açıklamada Karataş, Yunanistan’ın uzun zamandır fırsat kolladığını hatırlatarak, “O yüzden de Türkiye’nin Kıbrıs’ta olduğu gibi, Ege’de de bir oldubittiye izin vermemesi, uyanık olması ve hazırlıklı olması uygun olur” diye konuştu.

YUNANİSTAN’A İNCE MESAJ

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Karataş Yunanistan’a da seslendi. Karataş, “Yunanistan’ın dikkate almadığı konu var. Türkiye ne kadar bölünmüş, parçalı gibi görünse de, milli konularda Türkiye tek bilek tek yürek tek ses olur. Yunanistan bunu Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan biliyor. Bu Türkiye’yi birleştirecek bir karar olur” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE MUTLAKA CEVAP VERMELİ

Konuyu Aydınlık’a değerlendiren emekli Büyükelçi Onur Öymen de şunları söyledi:

“Statükoyu bozduğunuz zaman bu çok ciddi ekonomik ve güvenlik sorunları yaratır. Bunu üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı casus belli kararı var. Bunu niçin Yunanistan’ın böyle bir hamle yapacağını sanmıyorum. Belki Türkiye’nin tepkisini ölçmek için böyle bir beyanla çıkarabilirler ortaya. O ihtimali düşünmek lazım. Bir de Türkiye’nin bu son zamanlarda yaptığı çıkışlara tepki olarak yapabilirler. Bunu tam bilemeyeceğim ama amaçları ne olursa olsun bunlar sağlıklı demeçler değil, ikili ilişkilere zarar veren demeçlerdir. Ama Türkiye mutlaka bunları cevaplandırması lazım.

Yani bir kere, Yunanistan’ın resmi görüşümü mü? Bunu sormak lazım. Eğer doğruysa ciddi ve rahatsızlık vericidir.”

MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE NEDİR?

Deniz Hukuku ile ilgili Birleşmiş Milletler Sözleşmesi uyarınca bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında su ve rüzgar enerjisi de dâhil olmak üzere özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleridir. Yeraltı kaynakları da buna dâhildir.