Fırat’ın doğusuna çözüm ne?

Türkiye’nin ABD’yle aradığı çıkış yolu düğüm halini aldı. Türk Ordusu’nu yıllarca yönetmiş dört general derhal Suriye’yle işbirliği yapılması ve harekat için konum alınması gerektiğini söyledi.

06 Kasım 2018 Salı 10:48
Amerika liderliğindeki Koalisyon güçleri, omurgasını PKK/YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri ile birlikte, Türkiye sınırı boyunca ortak devriyeye çıktı. ABD’nin Münbiç’te Türkiye’yi oyalaması ve PKK ile sınır devriyesi başlattığını duyurması, Türk generallerin tepkisini çekti. Aydınlık’a konuşan emekli generaller, Türkiye’nin acilen Suriye ile işbirliği yaparak, sınır hattındaki hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini bildirdi.

ABD-PKK DEVRİYESİ

Suriye Demokratik Güçleri ile pazar günü ortak devriyeye çıktıklarını, önceki gün ABD öncülüğündeki IŞİD Karşıtı Koalisyon’un sözcüsü Yarbay Sean Ryan açıkladı. Ryan, Amerikan güçlerinin devriyeye çıkmasının, bölgede güvenliğini sağlamalarına olanak verdiğini, bununla birlikte devriyelerin düzenli yapılmadığını kaydetti. PYD’li İlham Ahmed de devriyenin Türkiye sınırı boyunca Rasulayn, Tel Abyad ve Münbiç’te yapıldığını söyledi.

Münbiç’te ABD ile ortak devriyelere başlayan Türkiye’nin geçen hafta PYD bölgesine yönelik top atışı yapması ABD’yi rahatsız etmiş, “Türkiye’yi sakinleştirmeye çalışıyoruz” açıklaması yapılmıştı.

Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki düğümün nasıl çözüleceğine ilişkin Aydınlık’a değerlendirmelerde bulunan generaller, şunları söyledi:


- Eski Milli Güvenlik Kurulu Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç:

O bölge ABD’nin teröristleri koruması, Türkiye’ye büyük sıkıntı yaratıyor. Türkiye ABD’yle bile karşı karşıya gelebilecek bir ortamda. Tabi bölgede birçok devlet bulunuyor. Ve bunların hiçbiri de bölgedeki durumdan memnun değil. ABD’nin tutumuyla bizim tutumumuzun bağdaşması mümkün değil. Dolayısıyla PKK/YPG’yi ABD desteklediği sürece ABD’yle çatışma durumuna gelebiliriz endişem var.

Türkiye’nin İran’la bölgeye askeri müdahalesine Batı müsaade etmez. Bakınız Türkiye’nin Astana’daki büyük ortaklarından İran, İstanbul’daki Türkiye-Rusya-Almanya-Fransa görüşmesine davet edilmedi. Türkiye istemedi diye değil, Türkiye’nin istemiş olmasına rağmen edilmemiştir çünkü etkin olan ABD faktörünün İran’a karşı olan tutumu nedeniyle zirvedeki devletler buna razı oldu.

İşin başından beri sorunun çözümü için kaçınılmaz olan şey Suriye Hükümeti’yle işbirliğidir. Türkiye’nin başka türlü bu soruna çözüm bulma şansı olamaz.

‘SURİYE İŞBİRLİĞİ ŞART’

- Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı:


Öncelikle belirtmeliyiz ki ABD Münbiç’te kesinlikle bizi oyalıyor. Şu da kesin, Fırat’ın doğusunda tehlike kalkmazsa Türkiye’nin başına büyük dertler açılacak. ABD’nin oraya yerleşirken asıl amacı bir ‘İkinci İsrail’ yani Akdeniz’e açılan bir koridor kurmaktı. Türkiye bölgede düzenlediği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla buna izin vermedi, koridoru kesti. Özellikle Fırat Kalkanı Harekatıyla koridor ikiye bölündü. Tabi bu dönemde elimizdeki Münbiç fırsatını kaçırdık. ABD ise o dönemden sonra özellikle Fırat’ın doğusunda faaliyetlerini daha artırdı, yeni üsler kurdu ve terör örgütü PKK/YPG’ye 20 bin TIR’a yakın silah ve mühimmat verdi. ABD bütçesinden PKK/YPG için ayrılan para ve yeni bir yerel ordu kurma çalışmaları da sürüyor.

Peki Türkiye buna karşı ne yapmalı?

Bölgeden terör örgütünü temizlemenin başat yolu, Suriye Hükümeti ile işbirliği yapmaktır. Suriye ile birlikte PKK/YPG’ye karşı yapılacak bir harekat hem uluslararası hukukta, hem Birleşmiş Milletler’de Türkiye aleyhine bir sonuç yaratmayacaktır. Bununla birlikte ABD’yle de oturup keskin çizgiler çizilerek bu terör örgütünün Türkiye’nin bekasına tehdit olduğu açık açık konuşulmalıdır.

Tabi Türkiye çok zor dönemlerden geçiyor. Ama 80 milyon nüfusu olan ve güçlü bir orduya sahip olan Türkiye’nin her söylediği, karşısındakini iki kez düşündürür. Türkiye’nin bölgede ‘evet’ dediği bir işte, kolay kolay ‘hayır’ kararı çıkmaz. Bu da düşünerek hareket edilmeli, gerekli diplomatik ataklar da başlatılmalıdır.

‘SINIRA ÜSLER KURMALIYIZ’

- Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin:

ABD’nin asıl niyeti, Münbiç’te Araplardan oluşan bir yönetim oluşturup, bunu Fırat’ın doğusundaki bölgelere genişletmek suretiyle bir Kuzey Suriye Federasyonu oluşturmak. Tel Abyad’da, Haseke’de, Rakka ve Deyrezor’da Arap yönetimler, diğer bölgelerde Kürt yönetimler kurarak bir devletçik oluşturma peşindeler. Türkiye’yi de buna ikna etmek için ekonomik baskı unsurlarını kullanıyorlar. Türkiye bir taraftan Rusya ile işbirliği yapıyor, diğer taraftan da ABD ile iyi geçinmeye çalışıyor. Ekonomik olarak ABD’den bir şeyler istiyor. Halkbank konusu var. F-35 istiyor, ambargodan muaf olmak istiyor. ABD de bütün bunları verirken karşılığında bir şeyler alacak. Ve bu arada Türkiye-Barzanistan ilişkileri gibi burada da benzer bir ilişki yaratmaya çalışıyorlar. Böyle bir ilişki yaratmaları çok zor, ama yine de Türkiye’yi ekonomik ve diğer konularda zorlamak suretiyle bazı konulara razı edebilirler. James Jeffrey’in açıklamalarını da hatırlayın; PKK ile Türkiye arasında yeniden bir barış süreci başlatalım diyor, bu sürecin Suriye’nin kuzeyini de içine almasını öneriyor. Devletçik planlarından kesinlikle taviz vermiyorlar. Tabi bütün bunların gerisinde İsrail’in güvenliği yatıyor. İsrail Türkiye ilişkileri çok iyi değil, iyi olması da mümkün değil. İsrail’in güvenliği için bölge ülkelerinin parçalanması ve İran’ın kuşatılması gerekiyor.

‘MÜNBİÇ’TE DÜZEN KURMALIYIZ’

Şu anda Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna kapsamlı bir operasyon yapmasına, şartlar uygun değil. Diyelim ki bölgeye kapsamlı bir operasyon yaptık. Hava sahasının kontrolü ABD’ye ait. Uçaklarınızı çok uçuramazsanız, sadece kara harekatıyla da bunu yapamazsınız. Yalnız kalırsınız. Türkiye Münbiç’teki faaliyetlerine devam etmeli. Bu işi olabildiği kadar siyasetle götürmek durumundayız. Askeri çözüm için biraz daha zamana ihtiyacımız var. ABD Münbiç’te bizi oyaladı ama her şeye rağmen, baskıyla vs. Münbiç’te bir düzen kurmalıyız.

‘BÖLGEYİ ÇEVİRMELİYİZ’

Türkiye şartları hazırlamadan bir operasyon yapmamalı. Şartları nasıl hazırlamalı: Suriye ile işbirliği yaparak. Bu olmazsa olmaz. İran, Rusya ve Irak ile de işbirliği yapılmalı. Eğer Türkiye ittifak oluşturabilirse o zaman birşeyler yapabiliriz. Önce yığınağımızı yapacağız. Siyasi şartlarımızı oluşturacağız, müttefiklerimizi hazırlayacağız. Aynı azmanda Hakurk’tan Kandil’e çıkarak üs kurduğumuz gibi, 600 kilometre sınır boyunca belli yerlerde Suriye içlerine doğru üs kurmak suretiyle bölgeyi çevirmeliyiz. Zamanı geldiğinde de vuracağız.

Oraya 10 bin-20 bin TIR silah gelmesi bir şey ifade etmiyor. Ordu kurmak, savaşmak kolay bir şey değil. Onların 60-70 bin kişilik ordusu, TSK karşısında bir anda darmadağın olabilir. Türkiye’nin bundan korkmaması lazım.

‘YOL HARİTASI OYALAMAYDI AKP BİLEREK PARÇASI OLDU’

- Emekli Hava Tümgeneral Beyazıt Karataş:

“Yol haritası adıyla açıklanan, hiçbir yazılı belge olmayan, anlaşma olarak da hiçbir yere geçmeyen hususun oyalama taktiği olduğunu daha önce belirtmiştim. Herkes oyalama taktiği olduğunu biliyordu ama Türkiye bir seçim ortamı içerisindeydi, dolayısıyla bu işe pek önem veremediler. Bu Türkiye’nin de ABD’nin de işine geldi. Bu oyalamanın sorumlusu AKP’dir. Bile bile bu oyalama taktiğinin parçası oldular. Münbiç, Fırat’ın doğusuna yapılacak harekatın, ABD açısından en önemli ileri kalesidir. Fırat’ın doğusunda tutunabilmek için en önemli mevzilerden biridir. ABD burayı kaybederse Fırat’ın doğusunda da zorlanacağını biliyor. O yüzden Münbiç’te PKK’ya desteğini devam ettirecektir. Fırat’ın doğusunda yıllarca sürecek olan bir mücadele ile karşı karşıyayız. Sabırlı olmamız gerekiyor. Bu sabır içerisinde de politikaların düzgün geliştirilmesi gerekiyor.

‘TAM BİR HAYDUTLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

Dünyada Irak’la birlikte yeni bir düzen başladı. Nasıl ABD, piyonlarını tutup oradaki PKK’yı ve dünyanın 90 ülkesinden getirdiği yabancı teröristleri işgal için kullandıysa, bugün de Suriye’de aynısını yapıyor. Suriye’de ABD askeri adı altında ağırlıklı olrak özel güvenlik şirketlerini kullanıyorlar. Buradakiler aynı zamanda Irak’ta Afganistan’da savaşmış, ABD Özel Kuvvetleri’nde CIA’da görev almış askerler. Paralı asker oldukları için yaşaması ya da ölmesi, harekat alanında kalması ABD’ye çok fazla yük getirmiyor. Bunlar zaten güvenlik şirketlerinin farslarını takıyorlar. Onlarca şirket var. Bir de Doğu Avrupa’da bu şirketler üzerinden kara para aklayan silah şirketleri var. ABD geçmişten gelen tecrübeyle paravan silah şirketleri ve paravan örgütler sayesinde Suriye iç savaşını yürütüyor. Dolayısıyla karşısımızda tam bir haydut devlet var.”
 


EN ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNÜN ÇOK İZLENENLERİ