ÇARPICI İDDİA!

ABD heyetinin Ankara ziyaretinin beklenenden kısa sürede bitmesi yeni bir sürecin habercisi olabilir.

09 Ocak 2019 Çarşamba 09:55

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Türkiye ziyareti beklenenden kısa sürdü.

Heyetler arası görüşmenin ardından yaşanan süreci değerlendiren emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Trump ile Erdoğan'ın telefon görüşmesinin ardından ikili ilişkilerde hakim olan 'aklı selim'in önümüzdeki süreçte yerini ciddi sıkıntılara bırakabileceği uyarısında bulundu.

ABD diplomatik nezaket kurallarına uymadı

Türkiye'nin diplomatik adımlarına ilk başlarda ABD Başkanı Trump tarafından olumlu yanıt verildiğini hatırlatan Özülker, "Ancak sonrasında hava değişti. Suriye'den çekilme için 60 gün dediler, 4 ay dediler, Irak'a geçeceğiz dediler. Sürekli yeni bahaneler uydurdular. Sürecin netleşmesi için heyetler arası görüşmeler yapılmasına destek verdiler. Bu görüşme öncesinde de diplomatik nezaket kurallarına uymayacak açıklamalarda bulundular" şeklinde konuştu.

ABD'nin Türkiye'ye karşı 3 şart koştuğunu ve bunları heyetler arası görüşmelerden önce ilan ettiğini anlatan Özülker, şöyle devam etti:

350 km derinliğe Türk askeri hazırlıksız insin istediler

"İlk olarak DEAŞ'ı siz bitirin dediler. Biz tamam dedik ancak bunu lojistik destek olmadan yapamayacağımızı da en başından belirttik. Yaklaşık 350 km derinlikten bahsediyorlar ancak bu alanda ne bir güvenli koridor oluşturulmuş, ne Türk askeri için imkanlar geliştirilmiş. Hiçbir şey yapmadan 'DEAŞ'ı siz bitirin' dediler.

Türk-Kürt savaşı maskesine büründürmek istediler

İkinci şartları 'Kürtlere dokunmayın' yaklaşımı oldu. Düşünün 1984'ten bu yana PKK ile mücadele eden bir yapı var ortada. Türkiye bu yapının içindeki Kürtlerle tabi ki mücadele edecek. Kaldı ki SDG'nin yarının PKK'lılardan oluştuğunu herkes kabul ediyor. Tüm bunlar görülmeyecek, Türkiye sanki Kürtlerin etnik yapısına zarar verecekmiş gibi bir algı oluşturulacak. ABD, bu adımıyla işe Türk-Kürt savaşı maskesini takmak istedi.

Türk-Kürt savaşı maskesine büründürmek istediler

İkinci şartları 'Kürtlere dokunmayın' yaklaşımı oldu. Düşünün 1984'ten bu yana PKK ile mücadele eden bir yapı var ortada. Türkiye bu yapının içindeki Kürtlerle tabi ki mücadele edecek. Kaldı ki SDG'nin yarının PKK'lılardan oluştuğunu herkes kabul ediyor. Tüm bunlar görülmeyecek, Türkiye sanki Kürtlerin etnik yapısına zarar verecekmiş gibi bir algı oluşturulacak. ABD, bu adımıyla işe Türk-Kürt savaşı maskesini takmak istedi.

Üçüncü şartları, Türkiye gibi bir ülkeye 'Biz senle anlaşsak da anlaşmasak da kendi başına hareket etme' dayatmaları oldu.

Doğal olarak Türkiye bunları kabul etmedi, edemez. Kaldı ki siz bu teklifleri heyetler arası görüşmede değil, Türkiye'ye gelmeden önce basın yoluyla duyuruyorsunuz. Bu yaklaşım diplomatik açıdan son derece nezaketsizdir.

ABD, eşit şartlar altında bir ülkeyle görüşecekmiş gibi değil de sanki kendisine bağlı, bağımlı bir ülkeyle görüşecekmiş gibi açıklamalar yaptı. Eşitler arası müzakerelerin kuralları bellidir. ABD buna uymamıştır. Cevabını da Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çok net bir şekilde almışlardır.

ABD, Türkiye'nin bileğini bükmek isteyecek

ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarına rağmen sürecin bu noktaya evrilmesinin iyi okunması gerektiğinin altını çizen Özülker, "İşler Pentagon'un istediği noktaya geldi. ABD derin devleti Trump'ı istediği yere doğru çekiyor. Türkiye'nin ABD'nin isteklerini kabul etmemesi önemli bir adım. Ancak buna karşın ABD bileğimizi bükmek için farklı konularda harekete geçecektir. Patriot meselesi, F-35, s-400, Halkbank davası, İran'a yaptırım istisnası gibi seçeneklerde hamle yapabilirler" dedi.

(Yeni Şafak)



GÜNÜN ÇOK İZLENENLERİ