1. DÜNYA SAVAŞI: TARİHTEN DERS ALINAMADI

Bundan tam 100 yıl önce başlayan Birinci Dünya Savaşı, o tarihte Dünya’yı büyük bir bölünmeye götürüp milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

29 Temmuz 2014 Salı 09:26
Öte yandan, savaşın başlamasından bir yıl kadar önce ise hiç kimse böyle bir trajedinin yaşanacağını aklına dahi getirmemişti.
 
O dönemde gündemde olan tartışmalı meseleler üzerine Avrupa’da yürütülen tüm müzakereler, Yaşlı Kıta’nın hiç görmediği ölçüde büyük ve korkunç bir katliamın başlaması ile sonuçlandı. Konuyla ilgili olarak yorum yapan bazı tarihçi ve siyaset bilimciler ise şu an Dünya’nın gündeminde yer alan Ukrayna krizinin de kötü niyetli bir şekilde kullanılması halinde çok büyük çaplı dramatik olayların yaşanmasına sebebiyet verebileceği hususunda hemfikir. Halihazırda yaşanmakta olan meseleye ilişkin gerçekleştirilecek müzakere ve uzlaşma sürecinde inisiyatif, bir kez daha Avrupalı aklıselim siyasi güçlerin elinde.
 
Birinci Dünya Savaşı Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand ve eşinin Saraybosna’da bir suikast sonucu öldürülmeleri üzerine başlamıştır. Fakat yukarıda adı geçen suikast, ancak üzerinden bir miktar zaman geçtikten sonra bu korkunç felaketin temel sebebi haline gelmiştir. Arşidük ve eşi için düzenlenen cenaze törenlerinin ve tutulan yasın ardından her şeyin geride kaldığı ve ortamın sakinleştiği düşünülmüştü. Lakin aradan birkaç hafta geçtikten sonra toplar patlamış ve Dünya halkları için çok ağır sonuçlar doğuracak olan savaş başlamıştı.
Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Birinci Dünya Savaşı uzmanı tarihçi Dr. Andrey Marçukov, söz konusu cinayetin bir nevi fünye görevi gördüğü düşüncesinde: ‘‘20. yüzyılın başı itibariyle tüm büyük ülkelerin endüstriyel ve finansal elitleri, aslında çıkabilecek bir dünya savaşına karşı hazırlıklıydı. Savaşın çok yakın olduğu herkes tarafından bilinmekteydi. Zaten gerek ittifak, gerekse itilaf ülkeleri, olayların bu noktaya kadar ulaşması için özel bir çaba sarf etmişlerdir. Fakat Fransa, İngiltere ve Almanya’nın aksine Rusya, gerginliğin tırmandırılması adına çok daha az faaliyet göstermiştir. Ancak ülkeler arasında birikmiş olan onca büyük meseleyi ve çelişkiyi sadece savaşın çözeceğini öngören düşünce maalesef galip gelmiş ve savaş başlamıştır’’.
 
Siyaset bilimci Pavel Svyatenkov ise Rus Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı öncesindeki genel durumuna dikkat çekiyor: ‘‘O dönemde Rusya çok hızlı bir tempo ile gelişmekteydi. Bu nedenle savaş 1914’de değil de örneğin 1924’de başlasaydı, o takdirde genel görüntü çok daha farklı oldurdu kanaatindeyim. Çünkü bu on yıllık süre zarfında gelişecek olan Rusya’yı yenmek imkansız hale gelecekti. Bu durumu çok iyi bilen son Alman İmparatoru ve Prusya Kralı Wilhelm II savaşı başlatmıştır. Günümüz konjonktüründe en iyi devresini henüz yaşamamakta olan Rusya Federasyonu’nu o dönemin Rus İmparatorluğu ile karşılaştırmak çok da doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Ancak bununla birlikte, bugün Rusya’yı hedef almakta olan saldırıların yeni bir savaşın başlamasına sebep olabileceği de ihtimaller dahilindedir. Tabi burada sözü geçen savaşın çok büyük olacağı ve bu savaşa iştirak edecek ülkelerin nükleer silahlar kullanacağı herkesin malumudur. Batılı ülkeler, böyle bir savaşı istememekle birlikte, savaş başlatmaya yönelik tüm söylemsel hamleleri de dikkatle taklit etmektedir’’.
 
Elbette hiç kimse nükleer bir savaşı istememektedir. Ancak gündemdeki Ukrayna krizinin içine çekmek suretiyle Rusya’yı zayıflatma fikri pek çok Batılı ülkenin önceliği haline gelmiştir ve bu ülkeler söz konusu ideallerine ulaşma adına da ciddi bir çaba sarf etmektedir. Moskova’yı izole etme ve kısıtlama politikası birtakım Batılı ülkeler arasında yeniden popüler hale gelmiştir ve kuvvetli bir siyasal oyuncu kimliğine sahip olmayan Kiev Hükümeti de batı kaynaklı stratejilere tamamen itaat etmektedir. Bu sebeple pek çok şey artık Ukrayna Halkı’na bağlı hale gelmiştir. Siyasi bir bağımsızlığa sahip olmadan Kiev’deki iktidarı ele geçiren manipülatörlerin ülke için ne kadar büyük bir tehlike arz ettikleri Ukraynalılar tarafından er ya da geç anlaşılacaktır.
 


GÜNÜN ÇOK İZLENENLERİ