Dışişleri Bakanı'nın Erivan ziyaretinde ne oldu ?

Cenk Başlamış,Dışişleri Bakanı'nın Erivan ziyaretini değerlendirdi

13 Aralık 2013 Cuma 13:56

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Erivan ziyaretiyle iki ülke arasında uzun süre önce kesilen temasların yeniden başlaması önündeki psikolojk engel kısmen aşılmış oldu.

 Aslında Davutoğlu Perşembe günü Ermenistan’a, Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİ) zirvesine katılmak için gitti. Ancak, Ermeni ve Türk medyası toplantıdan çok Davutoğlu’nun Ermeni mevkidaşı Eduard Nalbandyan’la görüşüp görüşmeyeceğini merak ediyordu. Beklenen görüşme gerçekleşti ve böylece iki ülke arasında dört yıllık aradan sonra ilk resmi temas kurulmuş oldu.

Türk Dışişleri Bakanı’nın Nalbandyan’la görüşmesinden sonra yaptığı açıklamalara bakıldığında iki ülkenin  yeni bir diyalog sürecinin arayışında olduğu izlenimi doğuyor. Ancak bu alanda tarafların eski tutumlarında fazla bir değişiklik olmadığı anlaşılıyor; Ermeniler eskiden olduğu gibi Ankara-Erivan ilişkilerini diğer bütün konulardan bağımsız olarak ele almak istiyor. Buna karşılık Türkiye, Emenistan’la yakınlaşmasının Azerbaycan’a da olumlu yansımaları olmasını sağlamaya çalışıyor. “Olumlu yansıma”nın anlamı ise, Ermenilerin işgal altında tuttuğu Azeri toprakların en azından bazılarından çekilmesi.

Davutoğlu Türk gazetecilere yaptığı açıklamada Karabağ sorununu ima ederek, “...Yine iki ülke ilişkileri paralelinde, Kafkasya'da da kalıcı bir barış ve istikrar havzasının oluşması elzemdir”dedi ve “Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan arasında çok geniş işbirliği imkanları geliştirdik. İsteriz ki, Ermenistan da bu donmuş krizlerin aşılmasıyla birlikte bu ekonomik projelerin parçası olsun ve en asli unsuru olsun" diye ekledi. Bu sözleri, “Ermenistan Karabağ sorununda geri adım atarsa bunun karşılığını bölgedeki ekonomik projelere katılarak alır” diye yorumlamak mümkün.

Ermeni Bakan’la dört yıllık aradan sonra ilk kez görüştüğünü hatırlatan Davutoğlu, “Son dönemde toplantılarımızda bir kesinti söz konusuydu... Tabii bu tür temaslarda bir seferde sorunların bütünüyle çözüldüğü, hatta bir çözümün hemen oluştuğu intibaına kapılmak doğru değil” diyerek hemen büyük sonuçlar beklenmemesi gerektiği, asıl önemlisinin yeniden temas kurulması olduğu mesajını verdi. Türk Dışişleri Bakanı, “Görüşmeden, diyalog kurmadan, meseleleri açık yüreklilikle konuşmadan, herhangi bir sorunun çözülmesi mümkün değil. Bu anlamda psikolojik bir eşiğin aşılması ve karşılıklı temaslarla görüşlerimizin daha yakından senkronize edilmesi önem taşıyordu”sözleriyle belki de ziyaretin asıl önemli yanını vurgulamış oldu.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandyan ise, Davutoğlu ile görüşmesinden önce gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Türk-Ermeni ilişkileri sadece ön koşullar ileri sürmeden normalleşebilir. Bu meseleyi diğer konulara bağlamak  anlamsızdır, başarısız kalmaya mahkumdur” diyerek hem Ankara’ya hem de Bakü’ye mesaj vermiş oldu.

Türk ve Ermeni bakanlar, ziyaret öncesinde iki ülkenin medyasında çıkan haber ve iddiaları beklendiği gibi yalanladı. Ortaya atılan pek çok iddia arasında Türkiye’nin 1915 olaylarını “soykırım” olarak kabul edeceği, buna karşılık Ermenistan’ın toprak ve tazminat taleplerinden vazgeçeceği de vardı.

Görüşmelerden sonra iki tarafın da ayrıntılı açıklama yapmaması Ermeni medyasında eleştiri konusu oldu. Lragir portalı manşet haberinde, “Ermeni ve Türk bakanlar ısrarla ne saklıyor”diye sordu.  Davutoğlu’nun, Türkiye’nin koşullu olarak Ermeni sınırını açacağı haberlerini, “O eski bir proje”diyerek yalanladığını belirten Lragir, bu durumun soru işareti yarattığını yazdı.

Peki, Davutoğlu’nun Erivan ziyareti acaba Bakü’de nasıl yorumlandı? Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Türkiye Direktörü Cavid Veliev, “Türkiye ile Ermenistan arasında yeni bir diyalog sürecinin başlayıp başlamadığı sorumuza, “Aslında sınır kapıları kapandığı günden beri diyalog devam etti. Hatta 2009`dan sonra da "sessız diplomasi" süreci devam etti. Fakat diyaloğun başarıya ulaşabilmesi açısından tarafların yaklaşımları farklı” yanıtı verdi. Veliev, “Bölgede statükonun sürmesi kimin çıkarına” sorusunu ise, “Statükonun sürmesini isteyenler bu statükodan faydalanan bölge devletleri. Kesin olarak söyleyebiliriz ki, bu durumdan ne Azerbayan ne de Türkiye memnun. Bölgede statükonun sürmesi Azerbaycan topraklarının işgal altında kalması anlamına geliyor”diye yanıtladı.

Sonuç olarak, Davutoğlu’nun da  belirttiği gibi, ziyaret sonucu dört yıldır süren temas yokluğunun yol açtığı “psikolojik eşik” bir anlamda aşılmış oldu. Tarafların aslında bir süredir “gizli diplomasi” yürüttüğü ve 2009’da olduğu gibi İsviçre’den arabulucu olmasını istediği söylentileri de göz önünde bulundurulduğunda Türkiye ile Ermenistan arasında yakın gelecekte yeni temasların kurulması sürpriz olmayacak.